Yetişir himmeti Şeyhimin hemân,
Varuben seyrine bakasım gelir!
Her yönüm oldu, Pîrime ayân,
Gidüben derdimi dökesim gelir!
Hasân-ı Basrî'den ayrıldı kollar,
Gavs-i Geylânî'de görüldü yollar,
Pîrimin dilinden dökülür ballar,
Koklayub cânımı satasım gelir!
Hayber-i Ali'den geliyor yolum,
İmâm-ı Hasân'da ayrıldı kolum,
İmâm-Hüseyin akıtır yaşım,
Kerbelâ çölüne düşesim gelir!
Hüdâ'nın nûrlu yolunu tutmuş,
Şark ile garba kolunu atmaş,
Ahmed er-Rufâî yanında bulmuş,
Elleri altında durasım gelir!
Pîrimin cemâli ayân görünür,
Görenler yüzünü derdin unutur,
Tenden içre dermânını buldurur,
Varûb visâline eresim gelir!
Şeyhte fâni olup Pîrim bulmuşum,
Rızâ-yı Hakk için yanar olmuşum,
Kemter olduğumu anda bilmişim,
Bu tatlı cânımı veresim gelir!
Pîrin yücesine çıkıb bakayım,
Vuslât-ı cânânı anda bulayım,
Hakîkat ilmini anda alayım,
Nefis hevâsını kesesim gelir!
Dertli olan ağlar gider izinde,
Andıkça Pîrimi kan kalmaz tende,
Vücûdum girmiştir bin türlü derde,
Dertli pazarların bulasım gelir.
Menâmda bülbüle bir suâl ettim,
Türlü renge girdi şaşırıb kaldım,
Anınca Pîrimi gülzârı buldum,
Yüzüm ayağına süresim gelir!
Türlü makamlarda Pîrim adı var,
Aç gözünü Kemâl, andadır gülzâr,
Şeyhim Ali gibi olur mu hiç yâr,
Kavuşûb gönlüme sokasım gelir!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder