Yeter artık usandırdın,
Uyan gönül, uyan gönül!
Halk içinde utandırdın,
Uyan gönül, uyan gönül!
Her gelen gitmektedir,
Yok haber gelmektedir,
Şimdi sana yetmektedir,
Uyan gönül, uyan gönül!
Gelib âhir gider oldun,
Geçti yıllar hep yoruldun,
Başını yerlere vurdun,
Uyan gönül, uyan gönül!
Yalvar âşık isen yâre,
Bula gör olma âvâre,
Ola bir gün sana yete,
Uyan gönül, uyan gönül!
Âşıkların pişer özü,
Yaş akıtır iki gözü,
Yalvarırım dinle sözü,
Uyan gönül, uyan gönül!
Ecel gelir bir gün çatar,
Sevdiklerin sana bakar,
Azrâil alınca kaçar,
Uyan gönül, uyan gönül!
Kabire erersin bir gün,
Olur âzâların azgın,
Sorarlar her biri on gün,
Uyan gönül, uyan gönül!
Kırkıncı gecede neler,
Haber olmaz nice eller,
Âciz olur demez diller,
Uyan gönül, uyan gönül!
Ellinci gecede feryâd,
Konuşmaz dillerin hayret,
Elli iki günde hasret,
Uyan gönül, uyan gönül!
Kabir haşrin göre gözün,
Ne suâller duyar özün,
Kararırsa aceb yüzün,
Uyan gönül, uyan gönül!
Cümle korku bu ellerde,
Yanılıp kalma yollarda,
Sözdür zannetme dillerde,
Uyan gönül, uyan gönül!
Dînin îmânın sorulur,
Namaz oruç hep cem olur,
Gözün dilinle yumulur,
Uyan gönül, uyan gönül!
Dille târif olmaz eller,
Anlatmakla bitmez sözler,
Münkîr bunu yalan dinler,
Uyan gönül, uyan gönül!
Hakk dostları seyrin bilir,
Âşikâre gidib görür,
Ölmeden bunları bulur,
Uyan gönül, uyan gönül!
Nice bu yollarda zahmet,
"Ümmet" diye yandı Ahmed,
Âşık olan kalmaz hasret,
Uyan gönül, uyan gönül!
Kemâl aşk kadehin aldı,
Abdülkâdir ile oldu,
Cân içinde cânı buldu,
Uyan gönül, uyan gönül!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder