Nâr-ı figânın benliğim aldı,
Derdime dermân, sendedir Yâ Râb!
Ciğerden duydum âh u figânı,
Çâreye dermân, sendedir Yâ Râb!
Yeter kâr etti âh ile zârım,
Kapına geldim, artık günâhım,
Mecâlim yoktur, sensin penâhım,
Yaraya merhem, sendedir Yâ Râb!
Rahât ı cânım, cânda cânânım,
Andıkça seni, artar îmânım,
Kalmadı hicâb kaldır Sübhân'ım,
Sırr-ı pinhânım, sendedir Yâ Râb!
Aşıkın gâmı, vuslât encâmı,
Verdiler cânlar, bilen mânâyı,
Kurbiyet erbâbı buldu fenâyı,
Muttalî oldum, sendedir Yâ Râb!
Aklım itirdim, kapına erdim,
Hırka-yı melâmet eğnime giydim,
"Ene'l Hak" mülkünde seni seyrettim,
Bu zevk-ü muhabbet, sendedir Yâ Râb!
Emr-i kün ile zuhûra geldik,
Kir almış kalbleri silmeye yettik,
Muhammed-Ali'den fermânı aldık,
Bu lütf u hidâyet, sendedir Yâ Râb!
Bu sefil Kemâl'in sînesi yâre,
Sırr-ı mübhemde oldu pervâne,
Demirden leblebi yedi ne çâre,
Feryâda cevâb, sendedir Yâ Râb!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder