Derviş olana çok sözler olur,
Münkîr hor bakar, derviş olana!
Sabreden kullar Mevlâ'yı bulur,
Çok lâf ederler, derviş olana!
Ârif-i hâs olan sırrını gizler,
Derviş olanlar erkândan anlar,
Gaflet hırkasına bürünen kullar,
"Câhildir" derler, derviş olana!
İlm-ü hikmet ile açılır yolu,
Hak nasib eylemiş, olmuştur kulu,
Nâdân ehli bilmez, yüklerler suçu,
Vururlar taşı, derviş olana!
Bu nedir derler, gerçekdir diller,
Bakuben hâline delidir derler,
Bezm-î ezelîden geliyor kinler,
"Hasûdtur" derler, derviş olana!
Bilmezler safâyı almaz şifâyı,
Mest-ü hayrân olmuş, bilmez sedâyı,
Aklı yâr kişi buldu sefâyı,
"Yalandır" derler, derviş olana!
Bu yol bürhândır, adı Kûr'an'dır,
Dünyası nârdır, yemişi hârdır,
"Men aref" dersin almayan zândır,
Ledünnî ayândır, derviş olana!
Gel âsi olma, sende gir yola,
Benliğin teslim et, ârif i câna,
Nedir idrâk eyle, âsâr-ı Mevlâ,
"Lâ" deme sakın, derviş olana!
Rûhânî dildir, sırrında özdür,
Ehl-i muhabbet, edene güldür,
Libâs-ı mârifet, giymesi güçtür,
"Delidir" derler, derviş olana!
Cihânda azdır, meyvası zârdır,
Hidâyet dâim anlara yoldur,
Ârife dilin vermesi zordur,
Çok gıybet olur, derviş olana!
Mü'minim diyen, özünü bilen,
Âlim-i billâh bu sırra hayrân,
Ne bilir balı, çöldeki hayvân,
Yeter bu kelâm, derviş olana!
Pîrimin bezmi, meydân-ı irfân,
Gizlidir dâim, esrâr-ı Yezdân,
Kemâl, bu sırrı anlayan insân,
"Hav" demez olur, derviş olana!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder