Gönül bu cevr ü cefâyı, çeken âşıklara bir sor!
Dertden içre bu sevdâyı, bilib yananlara bir sor!
Cism ü cânı terk ediben, feryâd u âh edenlere,
Leyl ü nehâr yaş akıtıb, harâbât ehline bir sor!
Sırrı harâbât ehline, derd ü gâm hiç çâre olmaz,
Vârı yoğu hep bilib, mahrem-i yârâna bir sor!
"Elestü" hitâbına mest-ü hayrân olan cânlar,
Aşkın çırağını yakub, seyrân edenlere bir sor!
Başı açık üryân içre, Hakk'ta fâni olan kullar,
Harf ü mânâsından geçip, sırrı bilenlere bir sor!
Merâm u menzili maksûda ermek değildir hüner,
Hak'tan gayrı görmeyüben, fâni olanlara bir sor!
Derde giriftar olmayan, sevdâ-yı aşkdan ne bilir,
Vücûdu ateş-i aşka, yanub kül olanlara bir sor!
"Kâlû belâ" hitâbından gelir, bu derd ü elem bize,
Hakk yüzünü ayân görüb, ikrâr verenlere bir sor!
Erenler bezminde her ân, "men aref"dersi okunur,
Geçip hayâl i kesretten, vâkıf olanlara bir sor!
Erkân-ı meydâna girip, kesreti pula satanlar,
Kemâl, bu sırrı melâmet tâcı giyenlere bir sor!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder